Haydarpaşa garında hurdaya ayrılmış bir vagonum.
Pencerelerim kırılmış, kapım sökülmüş, tavanım çökmüş..
Üstelik seninle arama öyle bir hasretlik koymuşum ki
Hergelesi olmuşum kendi derdimin..
Velhasıl akıbetim fena!
Haydarpaşa garında hurdaya ayrılmış bir vagonum.
Pencerelerim kırılmış, kapım sökülmüş, tavanım çökmüş..
Üstelik seninle arama öyle bir hasretlik koymuşum ki
Hergelesi olmuşum kendi derdimin..
Velhasıl akıbetim fena!
Pervazlarından güneş damlıyor,
Naftalin kokan kilitli odalarımın;
Çiçek desenli, soluk, eskimiş perdelerine…
Merhabalaar,
Uzun zamandır beynimin içini tahta kurusu gibi kemirip duran acı gerçekle zor olsa da sonunda yüzleşmeyi başardım. Eskiden şiirler yazan, sürekli romantik sürprizler düşünen gayet duygusal bir canlıyken öküz yetiştiriciliğine başladığımdan beri bildiğin öküz olmuşum ya ben! Sen git heriflere bi ton say söv onları romantik yapmaya çalış bir de üstüne hem başarama hem de kendin odunlaş. Bendeki bu değişim bukalemunda bile yok yemin ediyorum. Millet zayıflar, kariyer yapar, saçını boyatır değişir bende ki değişime bak: Öküz oldum!
Merhabalaar,
Geldi yine 365 günün arasındaki en kara, en rezil, en varoş gün. Yine her yerde kalpler, çiçekler, çikolatalar vıcık vıcık sevgi sözleri falan vallahi yıldım. Zaten herkeslerin sevgilisi var. Yok ömrüm boyunca seninleyim yok iyi ki seni sevmişim falan öğğ geldi artık. İçimden haykıra haykıra ayrılacaksınız geri zekalılar demek istiyorum ama sadece fitne fesatlık yaptığımla kalıyorum.
Bahtsızlıkta zirveyi Everest dağına çıkardığım için kendimi köprüden mi atsam yoksa gidip duvara kafa mı atsam bir türlü karar veremedim. Yahu bir insan dönüp dolaşıp nasıl yine aynı noktaya gelir hala anlamış değilim. Bir de gele gele geldiğim noktaya bak: Depresyon! Yıl olmuş 2017 ben hala şansızlıktan ölcem.
Merhabalaaar,
Ümit Besen şarkıları gibiyim bu aralar. İçimden ‘Nikahına beni çağır sevgilim, istersen şahidin olurum senin‘ ile başlayıp ‘Seni unutmaya ömrüm yeter mi‘ diye dalgalanan arabeskler zinciri fışkırıp duruyor. Bunlar yine iyi zamanlar bakma sen. Ruhum Dilberay’a teslim olacak diye ödüm ağzımdan çıkacakmışçasına resmen korkuyorum!
Merhabalaar,
Biz kızlar hayatımız boyunca hep erkeklere odun dedik öküz dedik hatta kalas demişliğimiz bile olmuştur. Gerçi bazıları hak etmiyor değil ama neyse artık. Ve size bir şey itiraf edeyim mi asıl odun bizmişiz de haberimiz yokmuş! Nereden mi biliyorum? Ah, hayat insana neler göstermiyor ki..
Merhabalaar,
Bugün biraz nostalji yapıp çocukluğumuzun tebeşir, silgi kokan yıllarına gidesim geliyor. Annemizi bir top fazla dondurmaya ikna edebilmek için eteklerini çekiştirdik hani. Pamuk şekerin en büyüğünü almaya çalışır, mahalleye gelen o dönen salıncaklara binebilmek için diğer çocuklarla yarışırdık.
Her şey böyle güzel giderken diğer yandan da yıllar geçiyor, sen büyüyorsun ve büyüdükçe de anlıyorsun yaşındaki o küçücük rakamların değerini.
Merhabalaar,
Uzun bir aradan sonra kesin dönüş yaptım! Böyle de gurbetten dönmüş gibi hissediyorum ama olsun. Halbuki ne güzel anılarımız vardı, her güne 3 blog sığdırırdık.. Ben yine duygusala döndüm, canını seven kaçsın! 🙂
Merhabalaaaar,
Ay bu çocuğun boş boğazlılığından ya kafamı duvara vurucam ya da onu boğucam. Bide boğarken videoya çekicem ki ibreti aleme ders olsun. Hayır yani ben ona atar yaparken dışarıdan biri görse ‘Iyy çirkefe bak çocuğun canına okuyo’ dicek. Ya vallahi ben masumum!