GELMİŞ GEÇMİŞ EN BÜYÜK SİNSİRELLA YALANI!

Merhabalaar,

Bugün biraz nostalji yapıp çocukluğumuzun tebeşir, silgi kokan yıllarına gidesim geliyor. Annemizi bir top fazla dondurmaya ikna edebilmek için eteklerini çekiştirdik hani. Pamuk şekerin en büyüğünü almaya çalışır, mahalleye gelen o dönen salıncaklara binebilmek için diğer çocuklarla yarışırdık.

Her şey böyle güzel giderken diğer yandan da yıllar geçiyor, sen büyüyorsun ve büyüdükçe de anlıyorsun yaşındaki o küçücük rakamların değerini.

Ben böyle çocukluğuma dalıp gitmişken birdenbire her şey, her yer griye boyandı. Aslında yıllarca duygularımla oynanmış, arkadaş diye bildiklerim sırtımdan vurmuş da benim haberim yokmuş! ‘Ben hayatta evlenmem!’ diye büyük büyük konuşan o güzel sinsirella arkadaşlarım neredeler? Hayır bir de evlenecekleri adamı da sır gibi saklıyorlar herkesten. Neymiş nazar değermiş. Ya senin o pikaçu tipli kocana nazar değse noluuur, değmese nolur? Zaten 10 yılda adamı anca ikna etmişsin evlenmeye otur da haline yan sen.

Bu daha bir şey değil aslında. Kocayı bulup arkadaşlarını tanımayan +plus sinsirellalar da var tabi. İlkokuldan beri canın ciğerin olup dostun saydığın insanın Whatsapp’tan düğün davetiyesi yollamasına ne demeli? Bir de evi iki sokak ötendeyse.. Aslında büyümek zor değil, beraber büyüdüğün insanların gerçek yüzlerini görmek zor. Keşke her şey çocukluğumuz kadar masum olsaydı.. Ya da çocukluk zamanımızdaki gibi kolayca kavga edip saçını yolabilseydik de tüm bu sinsilikleri içimizde kalmasaydı!

Çocukluktan bahsetmişken o zamanlar neden macaron‘u keşfetmemişler acaba? Bu rengarenk minik baloncuklara ilk çıktığı günden bu yana büyük bir aşk besliyorum doğrusu. Ve bunların en güzellerinden biri de vintage tasarımıyla Paris’ten esintiler taşıyan, Nişantaşı’nın en gözde tatlı mekanlarından biri “Ladurée” de yapılıyor. Herkes birine aşıktır ama fıstıklısı, karamellisi derken benim favorim yine çikolata oldu. Yolunuz buralara düşerse öncelikle tatlı komasına girmemek için alacağınız kaloriyi düşünün. Ya da düşünmeyin yiyin gitsin ya, can boğazdan gelir nasılsa! 🙂

İlkokul arkadaşıma not: Altınını Snapchat’tan gönderdim canım, bi zahmet takarsın artık, öptüm.

#tatlıhikayeler

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir