Yazanak Haydarpaşa garında hurdaya ayrılmış bir vagonum. Pencerelerim kırılmış, kapım sökülmüş, tavanım çökmüş.. Üstelik seninle arama öyle bir hasretlik koymuşum ki Hergelesi olmuşum kendi derdimin.. Velhasıl akıbetim fena! Continue reading →
Tuz, Ter ve Aşk Pervazlarından güneş damlıyor, Naftalin kokan kilitli odalarımın; Çiçek desenli, soluk, eskimiş perdelerine… Continue reading →
Karanfil Kokulu Kadınlar ve Sonrası Nefesinin boynumun bilhassa en savunmasız sahasına infilak etmesini Alelade bir tesadüfe yoramam ki. Seni gördüğümde; gözlerime yuva yapan kırlangıçların sesi, Ele vermiştir elbet; İtinayla sakladığım cephaneliklerimi… Continue reading →
İlktir Yalnızlığımın Bir Yalnızlığa Denk Gelişi İstanbul alabildiğine kalabalık o alabildiğine yalnızdı İlktir yalnızlığımın bir yalnızlığa denk gelişi… O bana ince ince baktıkça bir kilimi dokur gibi, Ayaklarının ölü ve çıplak odamda çıkaracağı sesi düşünürdüm Continue reading →