Dönerse Senindir Dönmezse Tırı Vırı

Bahtsızlıkta zirveyi Everest dağına çıkardığım için kendimi köprüden mi atsam yoksa gidip duvara kafa mı atsam bir türlü karar veremedim. Yahu bir insan dönüp dolaşıp nasıl yine aynı noktaya gelir hala anlamış değilim. Bir de gele gele geldiğim noktaya bak: Depresyon! Yıl olmuş 2017 ben hala şansızlıktan ölcem.

Çok şükür şuana kadar ayrılığın çoğu aşamalarını tamamladım. Ağlamalar, zırlamalar, sinir krizleri, içip içip Yıldız Tilbe dinlemeler, Demet Akalın’la gaza gelip atarlanmalar falan bir ara şizofren olduğumu düşünmeye başlamıştım doğrusu. Ya bide keşke pişman olup dönse diye ezik ezik düşünmeler, hayal kurmalar yok mu en fenası onlar. Hani bir söz var ya bırak gitsin dönerse senindir dönmezse tırı vırı. Şu hayatta dönen tek şey dünya valla başka bir şey yok. Çünkü siz onu beklerken o çoktaan başka kollara kendini atmaya başlamış oluyor.

Başka kollar demişken öyle ahım şahım fıstık gibi kızlar bulsa yine gam yemicem. Arkasından binbir türlü belalar, beddular ediyorum bari boşa gitmesin az gün yüzü görsün -yine merhametten ölcem-. Ama yavrum o kadar yokluğa düşmüş ki ya selvi boylum al yazmalıma yürüyor ya da arkasından fitne fesatlık yaptığı koca file. Valla ne diyeyim inşallah beter olursun gülüm.

Facebook da kalkmış bugün bizim arkadaşlığımızın bilmem kaçıncı yılını kutluyormuş. Sanane sayın Facebook seni ne ilgilendiriyor acaba? Belki ben adamdan ayrıldım, kutlamak istemiyorum hayır yani bana sordun mu kutlayın derken? Senin vazifen bana onun nerede ne halt yediğini göstermekken sen ne diye Hüdaverdi gibi her işe burnunu sokup duruyorsun ki.

Bazen diyorum ki keşke ütopyada yaşasaydık. Ne ayrılık ne üzüntü hiçbir şey yok. Ye, iç, gez toz ooh ekmek elden su gölden mutlu mesut yaşayıp giderdik. Ama bu tatlı da ütopyanın fragmanı gibi oldu benim için. Profiterole ezelden beri aşık olduğumu beni tanıyan herkesler bilir. Ortaköy’ün manzarasıyla beraber daha çok sevdiğimi de söyleyebilirim. Oralara yolunuz düşerse kumpiri de unutmayın 🙂

Adama düşün taşın karar ver dedim. Beş gün sonra bana seni sevmiyorum artık dedi. Ya Allah’ın verdiği akılla bula bula bunu mu buldun pes doğrusu.

#tatlıhikayeler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir