Merhabalaar,
Yine yeniden hayatımın ‘Akıllandım ben ya, bir daha bunları hayatta yapmam’ dediğim evresinde çok güzel işler başardım. Mesela tatlıyı koskoca dört günlüğüne bıraktım. Masa altından arada bir gizlice çikolataları hüplettim falan ama inşallah o sayılmıyodur. Sonuç olarak her şeyin gizlisi makbul.
Yıllardır başlayamadığım spora tekrar başladım. En son 10 gün önce 10 dakika yapıp dedikodu uğruna ara vermek zorunda kalmıştım ama ilk adımı attım gerisi gelir nasılsa diye hala bekliyorum. Saçımı boyatayım ama kuaförlerde para ve zaman harcamayayım, hem kendi işimi de kendim göreyim artık yalnız ve hür bir kadınım diye gaza gelip saçımı badana yapar gibi boyamışım. En son aynada Jack Sparrow’a benzeyen bir tip görünce sokayım yalnız kadınına diyip topuklarımı yere vura vura hönkürmeye başladım.
Bunların yanı sıra özgür kız olmaya da karar verdim. Bir daha sevgili mi töbeee haşa ben tek başıma yaşarım diye bin yeminler ediyordum ki herif geldi lönk diye çıktı karşıma. Evet, evet löğğnk diye. Neymiş sürprizmiş? Lan ben senin bağırsaklarını söküp elini kolunu bağırsaklarınla bağlayıp kazığa oturtma hayalleri kuruyorum sendeki bu özgüven de neyin nesi? Bide bu kim biliyor musunuz, beni terk edip giden o sinsi göbek.
Neyse dedim yarabbi ya sabır, kesin bu kaderimin bana bir şerefsizliği sakin ol, geçecek. Allahım bir de nasıl yakışıklı olmuş adi göt spora da başlamış ellerinde güller kaymak gibi çocuk var karşımda. Gel de dayan dayanabiliyosan. Yaptığım hatalar geliyo gözümün önüne, atlama hemen çocuğa, o sana neler çektirdi az süründür diyorum falan ama nafile. Nerede o sinsiden kokoreç yapma hayalleri kuran gencecik körpe kız, nerede onun ağzına düşen bu saftirik.
Allahım hadi ben gerizekalıyım. Hadi ben akıllanmayan bi gerzeğim. Biraz da sen yardımcı ol şu yarattığına. Ne bilim ya bismillah deyip kafasına gülleri fırlattır, masayı kafasına geçirttir yaptır bir şey ama yok. Karşıma geçip af dilemeler, binbir özürler falan o konuştukça ben tatlı yiyerek kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum yoksa herifi boğacam. Erbap Cafe‘den pastalarımızı alıp Çengelköy’ün en sevdiğim yeri Çınaraltı’na geçip boğaza karşı çileğin, antep fıstığı ve çikolatanın ağzımda dağılışına kendimi kaptırmaya çalıştım. Çileği biraz daha yoğun olabilirdi sadece ama tazeliği ve kıvamı tam yerindeydi.
Allah’ım tut beni yoksa onca intikam hayalleri çöp olacak, amin!
#tatlıhikayeler
