En iyi yaptığın eylemin gitmek olduğunu mu sanıyorsun, Zafer?
Gitmek için gelmek gerekir.
Sen bana hiç gelmedin.
Oysa ben; bu küf, ter ve sidik kokan odamın tavanına her gözlerimi diktiğimde,
Ki üzerimde bir adam olurdu ağzı hep sarımsak kokan,
Senden beni kurtarmanı isteyecek kadar kızındım.
Bu duvarlar kaç yabancının yüzünü gördü de bir tek senin yüzünü unutmayacak
Bu sandalye, vazo, tarak, bu su bile seni bekledi…
Ben senden geçtim, bu masa vazgeçmedi senden zafer!
Çünkü evrende her cismani maddenin bir ruhu vardır
Ama senin yok be baba!
Tüm çocukluğum beni neden sevmediğine mantıklı bir cevap aramak gibi
Tehlikeli oyunlarla geçti
Tutunduğum her tahmin –ki bu yılın her günü değişiklik gösterir ama hiç bitmezdi-
Annemin ölü gözleri ve senin kısa camel arayan titrek ellerinle birleştiğinde;
Sadece kendimden nefret etmeme yaradı.
Ben senin bitmek bilmez huzursuzluğun,
Annemin mutsuzluğuydum.
Sen beni bir kere bile sevmedin ya zafer
Sevmek için milyonlarca nedenin varken üstelik.
Üstelik sana o kadar ihtiyacım varken…
Beni hiç kimse sevmedi zafer
Meyhanedeki bilge şair söylemişti;
Babasının sevmediği bir kızı hiçbir erkek sevmezmiş
Gözlerimdeki babasızlığı gören herkes benimle dalga geçerek çöpünü döktü ve Gitti.
Anlamıyorsun değil mi zafer?
Anlamak hiç olmaktır biliyorsun çünkü
Sen bir hiç olamayacak kadar bir hiçsin Zafer!
Senin en sevdiğin renktir sarı
Senin için boyattım kırık kızıl saç uçlarımı
Yine mi beni sevmedin be baba?
Böyle de mi sevmedin?
Gitmeseydin bari bu gece gitmeseydin.
Alkışlar kesilmesin
Sıradaki şarkım;
Kazandığı zaferi kutlarken tek başına kaldığını fark eden o imparatora gelsin.
Seray Şahin
